Mikrofon ve Hoparlör
Mikrofonlar, Ağzından çıkan veya herhangi bir şekilde yayınlanan ses havada basınç değişimi oluşturur ve bu basınç değişimi, suya atılan taşın yarattığı dalgaya benzer. Ses aslında hava basıncındaki değişimdir.
Biz konuştuğumuzda havayı titreştirerek hava da bir basınç değişikliği oluşturuyoruz. Duyma işleminde ise bu basınç değişikliğini kulaklarımızdaki zar ile algılıyoruz. Mikrofonlar da tıpkı kulaklarımız gibi havadaki basınç değişikliğinin yarattığı etkiden yararlanarak sesi algılıyor ve elektrik sinyaline çeviriyor. Sesi elektrik sinyallerine çeviren cihazlara mikrofon denir.
Bütün mikrofonların yapısı, ses dalgalarının bir diyaframı titreştirmesi esasına dayanmaktadır. Her sesin belirli bir şiddeti vardır. Bu ses şiddetinin havada yarattığı basınç ses şiddeti ile doğru orantılı olarak değişir. Gelen hava basıncının büyüklük ve küçüklüğüne göre ilerigeri titreşen diyaframın bu titreşimini, elektrik enerjisine çevirmek için değişik yöntemler kullanılmaktadır. Kullanılan yöntemlere göre de mikrofonlara isim verilmektedir.
Bunları şu şekilde sıralayabiliriz;
- Dinamik mikrofonlar
- Kapasitif mikrofonlar
- Şeritli (bantlı) mikrofonlar
- Kristal mikrofonlar
- Karbon tozlu mikrofonlar
Elektriksel sinyalleri insan kulağının duyabileceği ses sinyallerine çeviren elemanlara hoparlör denir.
Hoparlörlerin sağlamlık testini şu şekilde yapabiliriz. Avometre Ohm konumuna (200 ohm) alınır. Yapılan ölçümde üzerinde yazılı olan direnç değeri (4,8,16 Ohm gibi) okunmalıdır. Bunun yanında ölçüm esnasında hoparlör bobini, membranı bir miktar titreştirmelidir. Çok küçük bir ses çıkarmalıdır.